Projenin mimari dili, paslanmaz metal ve betonun oluşturduğu güçlü malzeme kontrastı üzerinden kurgulanırken, bu iki ana malzeme mekân içerisindeki sirkülasyonu tanımlayan ve yönlendiren temel tasarım öğelerine dönüşüyor. Sert ve endüstriyel yüzeylerin sürekliliği, farklı oturma konseptleriyle kırılarak kullanıcıya farklı deneyim alanları sunan dinamik bir mekânsal akış oluşturuyor.

Mekân boyunca devam eden malzeme sürekliliği, lineer sirkülasyon aksını güçlendirirken, bar, mutfak ve oturma alanları bu aks üzerinde birbirinden ayrışan işlevsel duraklar olarak konumlanıyor. Farklı ölçekte ve karakterde tasarlanan oturma grupları; ortak kullanım, bireysel kullanım ve daha sakin oturma deneyimleri arasında geçiş sağlayarak mekânın tekdüze bir planlama yerine katmanlı bir kullanım senaryosuna sahip olmasını sağlıyor.

Paslanmaz metalin yansıtıcı ve teknik karakteri ile betonun mat ve ağır dokusu arasındaki karşıtlık; ahşap, tekstil, bitkisel doku ve bordo renk vurgularıyla dengelenerek bütüncül bir atmosfer oluşturuyor. Böylece malzeme yalnızca yüzeysel bir tercih olmaktan çıkarak sirkülasyonu, mekânsal hiyerarşiyi ve kullanıcı deneyimini tanımlayan bir mimari dile dönüşüyor.

NELER OLUYOR?

BLOGUMUZ

Son Haberler

YARDIMA HAZIRIZ

Yeni projenizi konuşalım — birlikte tasarlayalım!